Strese Bağlı Adet Gecikmesi Ne Kadar Sürer?

strese bağlı adet gecikmesi ne kadar sürerKadınlarda adet döngüsü stres ve buna benzer pek çok dış etkenden kolaylıkla etkilenebiliyor. 21 günden daha kısa ya da 35 günden daha uzun sürelerle adet görülmesi, ara kanama yaşanması, adet kanamasının az ya da fazla olması, 7 günden daha uzun sürmesi, ilişkinin ardından kanama olması ya da adet görememe gibi durumlar adet düzensizliği olarak tanımlanıyor.

Yaşanan travma ve stres beyinde üst merkezlerde bulunan ve adet döngüsünü kontrol eden hormonların üretimine buna bağlı olarak adet döngüsüne de etki ediyor. Kadınların % 3-5’i arasında gözlemlenen bu sorun altta yatan nedenin tespit ve tedavi edilmediği durumlarda kronik bir sorun haline gelebiliyor. Yoğun stres ve kaygı adet görememe, sık adet görme, adette gecikme ve ara kanama gibi adet düzensizliklerine neden olabiliyor. Bu durumda adet gecikmesi ile ilgili standart bir süre söz konusu olmayıp kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor.

Üreme çağındaki her kadında birbirinden farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen adet düzensizliği altında yatan herhangi bir hastalığı işaret edebileceği gibi kadının üzerinde bir stres faktörü haline gelmesi nedeniyle de büyük önem taşıyor. Bir adet döngüsü ortalama 28 gün olup bu süre 7 gün daha kısa ya da 7 gün daha uzun olabiliyor.

Stres Adet Düzensizliğine Neden Olabiliyor

Adet düzensizliğinin sıklığı toplumlara ve yaşa göre değişebiliyor. Bu nedenle her zaman altta yatan bir sorun olmayabiliyor. Örneğin üreme çağı olarak da adlandırılan ilk kez adet görüşmesi ile menopoz dönemi arasında yaşanan dönemin ilk yıllarında ve son yıllarında adet düzensizliği yaşanma oranının daha fazla olduğu biliniyor. Bunun yanı sıra stres, aşırı egzersiz yapma, rahim içi araçlar, hızlı kilo alıp verme, doğrum kontrol hapı kullanımı gibi nedenlerden dolayı da adet düzensizliği yaşanması söz konusu olabiliyor. Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları, enfeksiyonlar, adenomyozis, hormonal bozukluklar, genetik hastalıklar, düşük, rahim içindeki polip ve miyomlar, rahim duvarındaki bazı tip miyomlar, rahim kanseri, tümör, rahim içi ve rahim ağzı kanseri, sistemik hastalıklar, endometriozis, endokrin hastalıklar, polikistik over, dış gebelik, düşük tehdidi, rahim içi endometrium hiperplazisi, beyin tümörleri, yumurtalık kist, kanser gibi durumlarda da görülebiliyor. Bu nedenle bu tür durumlarda mutlaka doktora başvurulması gerekiyor.

Adet düzensizliği sorunu yaşayan kişide muayene ve yapılan tetkiklerin ardından altta bir başka neden olmadığı tespit edildiyse ve adet düzensizliği yalnızca strese bağlıysa ve kişide kansızlık problemi yoksa hasta ile görüşülerek tedaviye başlanmadan önce bir süre beklenmesi kararlaştırılabiliyor. Strese bağlı adet düzensizliklerinin strese neden olan etkenlerin ortadan kalkmasıyla kendiliğinden düzelmesi ve adet düzensizliği sorununun da çözümlenmesi mümkün olabiliyor. Bunun yanı sıra hızlı kilo alıp vermeye ve aşırı egzersiz yapmaya bağlı adet düzensizlikleri de kendiliğinden düzelebiliyor. Doğum kontrol hapı kullanımından kaynaklanan düzensizliklerin ise kendiliğinden ya da ilaç kullanımının bırakılmasının ardından düzene girmesi bekleniyor. Ancak adet düzensizliğinin altında yatan sebep her ne olursa olsun bu nedenin belirlenebilmesi için mutlaka doktora başvurulması gerekiyor. Muayene ve gerekli görülen tetkikler sonucunda altta yatan nedenin belirlenmesinin ardından tedaviye başlanması sorunun çözümlenmesindeki en önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor.

Adet Düzensizliğini İhmal Etmeyin

Adet düzensizliği kendi başına bir hastalık olmasa da kimi zamanlarda diğer hastalıkların önemli bir bulgusu olarak ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle adet düzensizliklerinin tedavisinde bu duruma sebep olan tıbbi durumun giderilmesine ya da çözümlenmesine odaklanılıyor. Adet düzensizliği şikayeti ile doktora başvurulduğunda öncelikle tıbbi öykü sorgulanmakta olup ardından jinekolojik muayene yapılıyor. Jinekolojik muayene kapsamında rahim, yumurtalıklar ve çevre yapılarda ultrasonografik incelemeler gerçekleştirilebiliyor. Tanının netleştirilebilmesi için kan tetkikleri ve MR gibi görüntüleme tekniklerinden de yararlanılması söz konusu olabiliyor.

pembe çiçekli hamile elbisesi

Kişideki adet düzensizliğinin hormonal bir dengesizlikten kaynaklandığı tespit edilirse adet düzensizliğinin tedavisi hormon düzenleyici ilaçlar aracılığıyla yapılabiliyor. Polip gibi organik bir hastalığın adet düzensizliğine neden olduğu durumlarda histereskopi adı verilen bir aletle rahim içi inceleniyor. Gerekli görüldüğü takdirde patolojik bölge alınarak temizleniyor.

Diğer nedenler arasında miyom denilen ve rahim içerisinde bulunan iyi huylu urlar bulunuyor. Genellikle bir belirti vermeyen miyomlar bazı durumlarda rahmin iç dokusuna doğru baskı yapıp kanamaya neden olabiliyor. Miyomlar şiddetli kanamaya sebep oluyorsa hastanın yaşına ve çocuğunun olup olmamasına göre yalnızca miyomun ya da nadiren de olsa rahmin tamamının alınması yoluyla tedavi gerçekleştirilebiliyor.

Aşırı kanaması olan ergenlerde kanama pıhtılaşma bozuklukları başta olmak üzere aşırı kanamaya neden olabilecek durumların tamamının araştırılması gerekiyor. Ardından aşırı kanama kontrol altına alınıyor ve adet düzenleyici tedavilerin uygulanması ile hastanın adetlerinin düzenli hale gelmesi sağlanıyor. Ayrıca ergenlik döneminde çok erken ya da çok geç yaşta adet görüldüğü takdirde bu durumun da incelenmesi ve tedavisinin uygulanması gerekiyor.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.